29 Temmuz 2016 Cuma

ÇOCUK ODASI TASARLIYORUZ (MONTESSORİ)


   Montessori ülkemizde her yıl daha da yaygınlaşan, özellikle annelerin merak ettiği ve oldukça yanlış anlaşılan bir eğitim modeli. Ülkemizde bu eğitim modelini sadece maddi durumu iyi olan aileler uygulayabilir ya da bu modeli uygulamak çok zor, malzemeleri çok pahalı...gibi gerçek olmayan yorumlar okuyorum. Halbuki Montessori eğitim modelini şöyle biraz okusak, geçmişte bir yerlerde karşılaştığımızı anımsayacağız.

Montessori eğitim modelinin amacı; çocuğun kendi kendine yetmesi,ihtiyaçlarını bir başına karşılayabilmesidir. Bu yüzden çocuk odanızdaki her şey sizin ulaşabileceğiniz şekilde değil, çocuğunuzun erişebileceği şekilde yerleştirilmelidir. Ayrıca son dönemlerde çocuk odaları akıl almaz şekilde gösterişli, Annelerdeki 'Ne kadar pahalı döşenirse o kadar iyi' düşüncesi de inkar edilemez. Oysa çocuklar; sade ve az eşyayla döşenmiş odalarda daha sakin ve uyumlu oluyorlar. Kalabalık eşyalar ve fazla oyuncaklar onları mutlu etmiyor.



“Çocuğa kendi başına kullanabileceği bir ortam vermeliyiz: Kendi küçük lavabosu, kendi açabileceği çekmeceler, kendi kullanabileceği gündelik eşyalar, kendi katlayıp-yayabileceği sevimli bir battaniyenin altında uyuyacağı küçük bir yatak… Ona, içinde yaşayabileceği ve oynayabileceği bir ortam vermeliyiz; sonra da onun kendi ellerini bütün gün kullanmasını gözlemeli, akşam kendi başına kıyafetlerini değiştirmesini ve kendi başına yatağına uzanmasını sabırla beklemeliyiz.“
Marria MONTESSORİ 


YATAK: Çocuğun yatağı tek başına çıkabileceği yükseklikte ve yaşına uygun olmalı, Bağımsız şekilde üstünü örtebilmeli, çok düzgün olmasa da korkusuzca yatağını toplayabilmeli. Yatak parmaklıklı olmamalı. Bu çocuğun özgürlüğünü, diğer eşyalara erişimini kısıtlayacaktır.


KİTAPLAR:


 Çocuk, kitaplarına elini uzattığı an rahatlıkla erişebilmelidir. Çocuk dokunmasın diye onların odalarının yukarısına neden raf yapılır anlamak gerçekten güç. Bırakın okuma bilmeseler bile dokunsunlar kitaplara. Çocuklar dokunabildikleri şeyleri daha çok severler.













ELBİSELER: Elbiseler de yine çocukların erişebileceği yerlerde olmalıdır. Küçük sepetlere ya da yere yakın küçük çekmecelere yerleştirirseniz çok daha uygun olacaktır.




OYUNCAKLAR: Oyuncaklar kategorize edilmeli, toplu bir şekilde sepette durmamalı. Örneğin plastik oyuncaklar bir sepete, ahşap oyuncaklar başka bir sepete gibi. Çocuklar bu sayede hem düzenli olmayı hem de kuralları yavaş yavaş öğrenmeye başlarlar.







Eminim ki, çocuğunuz sizin hazırlamış olduğunuz bu odada sizi defalarca misafir edecek, yatağına oturtup okumanız için ellerinize raftan aldığı kitaplarından verecektir. Şimdiden iyi okumalar :))

Ve anneler:


Maria Montessori diyor ki, “Çocukları izleyin, onlar ne yapmaları, neleri geliştirmeleri ve hangi alanda uğraşmaları gerektiğini size gösterecektir. Bir nesne ile uğraşan çocukların amacı kesinlikle “öğrenmek” değildir, onlar iç dünyalarından gelen ihtiyaçlar doğrultusunda o nesneye ilgi gösterir. Bu ihtiyaçların mutlaka farkına varılmalı ve geliştirilmeleri sağlanmalıdır. “





27 Temmuz 2016 Çarşamba

DORA Ve MACERALARI





Şimdi sizi DORA ile tanıştırmak istiyorum. Dora, ülkemize 2 yaşında geldi. Annesi ona tuvalet eğitimi verdi, dişlerini fırçalamayı, yüzünü yıkamayı, kısaca tüm özbakım becerilerini kendi başına nasıl yapılacağını öğretti.  Dora büyüdü,  arkadaşlar edindi, gezmelere gitti, maceralar yaşamaya başladı.

Öncelikle çizgi film olarak uyarlandı, o kadar talep gördü ki hemen çocuk kitapları çıktı ve arkasından flash oyunları oluşturuldu.


Çocuğuna belli temel becerileri öğretmek isteyen anneler için başucu kitabı, çocukların eğlenerek öğrenmesi ve görsel olarak çok renkli tasarlanmış olan kitapları harika. En yeni kitaplarına ses butonları da eklenmiş. Gerçekten yayıncılar her şeyi düşünmüşler.

Geçenlerde elime farklı bir kitabı daha geçti Dora'nın. Ve çok hoşuma gitti, kitaplarında hem kelimeleri yazmışlar hem de resmini koymuşlar. Yani çocukların birden fazla duyularına hitap etmişler,  içeriği de güzel; ayrıca çalışma  ekibi o kadar yaratıcı ki onları alkışlıyorum. Tüm yaş grubuna hitap etmek için çok çalıştıkları belli.   Değerli anneler, Dora'yla mutlaka tanışın çocuklarınızı da tanıştırın derim :) 

25 Temmuz 2016 Pazartesi

İletişim

mehtaptekdemir@gmail.com'dan
maillerinize aynı gün cevap veririm.

Çocuk Kitapları

Çocuğunuz hangi yaşta olursa olsun ona mutlaka okumanız gereken kitaplar var. Samed BAHRENGİ kitapları...














Çocuk ve Oyun






Çocuk için çok ciddi bir uğraş olan oyun, aynı zamanda bir eğlence ve öğrenme kaynağıdır. Dünyanın her yerinde, her çağda ve her kültürde çocuklar oyun oynarlar. 

Oyunun çocuğun fiziksel, zihinsel, dil, motor, sosyal-duygusal gelişim alanlarını destekleyici rolü vardır. Yetişkinler tarafından boşa geçen zaman olarak görülen oyun, çocuğun kendini, duygularını ifade edebildiği, yeteneklerini geliştirebildiği, yaratıcılığını kullandığı bir etkinliktir. Kısacası oyun çocuk için en etkin ve kalıcı öğrenme ortamıdır. 

ANNE BABALARA ÖNERİLER

 • Çocuğa oyun için uygun ortamın ve yeterli malzemenin sağlanması gerekir. Bunun için evin bir köşesi, bir odası, evin bahçesi, oyun parkları kullanılabilir. Arkadaşları ile oyun oynayabileceği ortamlar sağlayabilirsiniz. 
• Oyun oynayan çocuğun oyunu birden bire kesilmemeli, oyununu tamamlaması için önceden bilgi verilmelidir. 
• Oyuncakların hepsini bir kutuya doldurmak yerine, oyuncaklar özelliklerine göre gruplandırılmalıdır. Çocuğun aynı düzeni sağlaması istenmelidir. 
• Benzer oyuncaklardan çok fazla almak yerine, çocuğun farklı oyunlar kurabileceği çok amaçlı oyuncaklar tercih edilmelidir. 
• Oyuncak alırken çocuğun seçmesine izin verilmelidir. Her hangi bir nedenle çocuğun seçtiği oyuncak alınamıyorsa nedeni çocuğa açıklanmalıdır.
 • Oyuncak alırken farklı gelişim alanlarına hitap etmesine dikkat edilmelidir. 
• Oyuncakların mutlaka satın alınması gerekmez, çocuğunuz ile birlikte çeşitli oyuncaklar yapabilirsiniz.
 • Çocuğunuzun oynadığı oyuncaklara ilgisi azaldığı zaman bir süre ortadan kaldırıp daha sonra tekrar ortaya çıkarabilirsiniz.
 • Çocuğunuzla karşılıklı oturarak, sadece çocuğunuz ve oynadığınız oyunla ilgilenerek oyunlar oynayınız. 
• Çocuğunuzla oyun oynayarak ona yaklaşma ve duygularını tanıma imkanı bulabilirsiniz. Oyun çocukla iletişim kurmanın en etkili yoludur. Çocuğunuzla ileri yıllarda iyi bir iletişiminiz olsun istiyorsanız onunla oyun oynayarak özel zamanlar paylaşınız.  

Waldorf Eğitim Modeli


Waldorf: I.Dünya Savaşı sonrası Almanya’sında Rudolf Steiner tarafından , bir fabrikanın işçilerinin çocukları için kurulan bir eğitim sistemi. Ağırlıklı olarak, Waldrof eğitimi insan gelişimini 7'şer yıllık dönemlere ayırır. Sanat, müzik, bahçecilik, yabancı diller gibi konular başta olmak üzere tüm konular sanatsal ortamlarda öğretilir. Almanya’da hala bu eğitim sistemini tercih eden aileler bulunmaktadır. Ülkemizde'de bazı illerde waldorf okulları vardır. Waldorf okullarının 3 temel unsuru; sorumluluk bilinci, doğruluk ve hayal gücünü geliştirmektir. Bu sistemde not verme yoktur, bu yüzden öğrencilerde not kaygısı da olmaz. Bu sistemin temel amacı çocuğun hayal gücünü geliştirerek 'Yaparak yaşayarak öğrenmesini sağlamaktır.'  Bu okuldan mezun olan öğrencilerin çok başarılı olduğu bilinmektedir.

Montessori Eğitimi

İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) yüzyılın başlarında  her bir çocuğun bireyselliğine azami ölçüde uyan bir pedagoji geliştirir.

Neden MONTESSORİ?
Zihinsel gelişimin en önemli yaşları ilk altı yaştır. Bilinçsiz öğrenmenin bilinçli öğrenme seviyesine geçtiği bu yıllar geri dönüşü olmayan bir dönemdir. Bu yıllarda çocukların, çevrelerinden öğrenmek ve bilgiyi emmekte olağanüstü duyarlılıkları ve zihinsel güçleri vardır. Montessori Eğitimi geleneksel eğitim sisteminden farklı bir sistemdir.
  • Eğitim, her çocuğa özel programlanır ve uygulanır.
  • Her çocuk bireydir, kendi hızında eğitim alır.
  • Çocuklar karışık yaş uygulaması ile kendi gelişim seviyelerine göre eğitim alabilir.
Montessori’de Her Çocuğun Seçim Özgürlüğü Vardır
  • Çocuk çalışmayı bitirmeye zorlanmaz. Kesintisiz çalışma döngüsü vardır.  Doyuma ulaştığında kendi öğrenme döngüsünü tamamlar.
  • Kendi çalışmasını kendi seçen çocuk, mükemmelleşmek için kendi içgüdüsüyle tekrar yapar.
  • Yapılan hata öğretmenler tarafından gösterilmez, materyaller hata kontrolü içerdiği için çocuklar tarafından öğrenilir.
Montessori’de Çocuğun Hareket Özgürlüğü Vardır
  • Planlanmış çevre öz disiplin sağlar. Ne istediğini bilerek hareket eden çocuk  disiplinli davranır.
  • Hareket etmek çocuğun büyümesi için en önemli ihtiyaçtır. Bu sayede çocuğun hem zihni, hem beden kontrolü gelişir.
  • Montessori öğrencileri aktiflerdir, dilediklerince hareket ederler.
Montessori Eğitimi çocuğa ne kazandırır?
  • Çocuk, kendi bireysel beceri ve ilgi alanında kendi hızıyla gelişir.
  • Dikkatini yoğunlaştırmayı öğrenir.
  • Çalışma isteğini ve zevkini geliştirir.
  • Üretken olur.
  • Toplumsal bir varlık olur.
  • Kaygılarını en doğru şekilde nasıl dışa vurabileceğini öğrenir.
  • Özgüvenini ve sorumluluk duygusunu geliştirir.
  • Disiplini içselleştirir.
  • Bir problemi nasıl tanımlayacağını ve onu çözmek için nasıl çalışılacağını öğrenir.
  • Kendisine ve başkalarına karşı saygı duyar.


Anneler İçin...

Sen bu dünya her şeyin en iyisini en güzelini hak eden kişisin bunu aklından çıkarma.

Bırak evin biraz dağınık kalsın, misafir gelmeyiversin bugün. Yemek yapma, müziğin sesini aç. Güzel bir duş al, saçlarını en sevdiğin şekilde topla. Tırnaklarını boya, makyajını yap, kremlerini sür sonra sık sıkabildiğin kadar parfümünü. En güzel elbiselerini giy. Kim ne diyecek umursama artık. Çocuğuna bir günde kaynanan ya da annen baksın, ha bakmıyor mu? Bakmazsa bakmasın, onu da al yanına, tut elinden ya da koy arabasına. 

Artık çık o polar pijamanın içinden, kurtul artık o topuzundan. İlk tanıştığınız zamanlar vardı ya eşinle, kaşların kalemle çizilmiş gibiydi, yüzün hep güleç, ayağında topuklular. Ne değişti? Bir çocuk mu? 
Haydi silkin biraz. Bu güzel çocuk seni daha da güzelleştirsin. Daha bir büyük gülümse. Sen ne kadar iyiysen ne kadar mutluysan çocuğun da öylesine sağlıklı oluyor. Bebeğin-çocuğun senin hayatında fazlalık değil, Sen ona aitsin, o size dahil. 
  
Sen bunları yaparsan çok daha mutlu olacaksın, mutlu da edeceksin etrafındakileri. Lakin elalem ne deri bırak artık. Sen de elaleme bir şey deme. Güzel olan her şey senin elinde, en güzeli de kucağında ona iyi bak :)

Hakkımda



08.04.1986 ANTALYA
Dört yıllık üniversite hayatı dahil hep bu kentte yaşadı...
Deniz, güneş, yağmur...
4 yıllık üniversiteyi memleketinde bitirdi,
Yüksek lisansını KÜTAHYA'da...
İlk görev yeri BİNGÖL/Solhan/Yenibaşak Köyü
Yatılı okula olunca tayini, öğretmenlikten çok annelik etti yavrucaklara...
Sonra ANKARA derken MALATYA...
Okudu, gezdi. Çocukların sosyal becerileri üzerine araştırmalar yaptı, bunu tez olarak çalışmalara döktü. 

Waldorf ve Montessori  Eğitim Sistemi'ne taktı kafayı. Uzmanlaştı. Baktı ki bildiklerini kendine saklamasının bir faydası yok paylaşmaya karar verdi...


Ayrıca; 

Üç çocuklu bir ailenin ortanca kızı. Annesi ile babasının 5 parmağından biri. Kız kardeşinin ablası, ablasının kız kardeşi. Eşinin can yoldaşı. Çocuklarının annesi. Öğrencilerinin öğretmeni. Ve aciz bir kul...


..

22 Temmuz 2016 Cuma

Dinle Beni Güzel Kadın...

Biz kadınlar oldu ki yolda karşılaştık, ne zaman iki kelam edelim desek sohbetin konusu her daim aynıdır. Çocuğumuzun yaramazlık hikayeleri, alışkanlıkları, derslerine hiç çalışmayışı, yemek yemeyişi...hikaye hiç bitmez...uzar da uzar

Geçenlerde bir komşum "Mehtap Hanımcım, her istediğini yapıyoruz, her istediğini alıyoruz: lakin bir türlü yaramazlığı, şımarıklığı bitmiyor. Ne yapacağız biz bu çocukla?" dedi. (Allah Allah neden acaba!) O ara bir şey diyemedim ama şimdi iki satır karalamak istedim, günümüz annelerinin de en büyük sorunu olduğunu düşündüğüm konu hakkında.

Özellikle alışveriş merkezlerinde çocuğun istediği şeyi aldırmak için kendini yerden yere atması, bir kız çocuğunun aynı bebekten onlarcasına sahip olmasına rağmen bir benzerini aldırmak için annesini rezil etmesini, bir gencin farklı bir kramponu almadığı gerekçesiyle babasına surat yapmasına üzülerek şahit oluyorum, şahit oluyoruz.

Çocukların her istediğini yapmak geçici bir mutluluk yaratsa da sadece o anı kurtarır. Size düşen çocuğunuzla öncelikle doğru iletişim kurmak. Bazı şeyleri neden alamayacağınızı almamanız gerektiğini anlatmak. İlkinde olmasa da diğer denemelerinizde eminim anlayacaktır. Siz ona mantıklı açıklamalar yaparak bir yetişkin gibi onunla iletişim kurarsanız çocuk kendini birey olarak gördüğünü hissedecek ona göre davranış sergileyecektir.

Yalnız dikkat! Çocukların davranışlarını şekillendirmede en önemli şey istikrardır, dengedir. Burada yaş faktöründen bahsetmiyorum bile. Tüm çocuklar hatta yetişkinler için bile aynıdır bu. Lütfen istikrarlı olun, Ve ona örnek olun.


Bugün, çocuğun için ne yapmadın? Ne yaptığını sormuyorum, ne yapmadın? Yapmadığın bir şeyi söyle, bugün yapmadıklarının bir listesini yap lütfen. Tamam, şöyle söylüyorsun: "BEN ÇOK SIKINTI ÇEKTİM ÇOCUĞUM ÇEKMESİN."

Ama unutma: Bu davranışın yüzünden artık her ikiniz de sıkıntı çekiyorsunuz...