12 Ağustos 2016 Cuma

Anne Ve Babaların Mutlaka Okuması Gereken Kitaplar

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki anne evvela kendisi okuyup öğrenmeli, öğrendiklerini en iyi şekilde çocuğuna aktarabilmeli.  Bir eğitimci olarak ailelere nacizane kitap önerilerim olacak. Aslında sadece aile değil içindeki çocuğu kaybetmeyen herkes okumalı bu eserleri. Kitapları okurken içiniz cız ediyorsa, sizin adınız merhamet...


Sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen harika eser.

Kitap'tan
"Bir gün ava giderken bir şahinin bıldırcını yakalamasına üzülen Küçük Ağaç’a büyükbaba gidişat üzerine bir ders verir: “Üzülme Küçük Ağaç! Gidişat böyle. Şahin yavaş (sağlıksız) olanı yakaladı. Böylece yavaş olan, gene yavaş olan çocuklar yetiştiremeyecek. Bıldırcın yumurtalarını en az bin fare yer. Hem hızlı hem de yavaş bıldırcın yumurtalarını... Yani şahin, gidişat sayesinde yaşar. Bıldırcına yardım eder.” 
“Gidişat böyle. Yalnız gereksinim duyduklarını al. Geyik alıyorsan, en iyisini alma. En küçük ve en yavaş olanını seç, o zaman geyik daha güçlü olur ve her zaman sana et verir. Panter bunu bilir. Sen de bilmelisin!.. Yalnızca arı, kullanabileceğinden fazlasını depolar... Bu yüzden ayı tarafından soyulur. Rakun ve Çerokiler tarafından da... Paylarından fazlasını depolayan ve kendilerini besleyen insanlar için de bu böyledir. Ellerindekini kaptırırlar. Bu konuda savaşlar olur... Uzun konuşmalar yaparak paylarından fazlasını ellerinde tutmaya çalışırlar... Erkekler, sözler ve bıçaklar yüzünden ölürler, ama gidişatın kurallarını değiştiremezler.” 
Sonra çukura kurdukları tuzaklarına yakalanan bir hindiyi büyükbaba eline alarak “Yaşlı hindi bazı insanlara benzer. Her şeyi bildiğinden, çevresinde ne olduğunu görmek için asla bakmaz. Başı bir şey öğrenemeyecek kadar yüksektir” der. Büyük baba gidişat üzerine verdiği dersin anlaşılıp anlaşılmadığını test etmek için de tuzağa yakalanan altı hindiyi ayakları bağlı halde yere uzatır. “Hepsi aynı yaşta... Yalnızca üç hindiye gereksinmemiz var, sen seç bakalım, Küçük Ağaç.” Şimdi “her şeyin en iyisine layığız ” ya da “küçüklere sen git annen baban gelsin” mantığıyla bu hindilerin hepsini ya da en iyilerini ve büyüklerini alıp gitmemiz gerekir. Fakat Küçük Ağaç doğadaki gidişatın sürüp gidebilmesi için en küçük üçünü seçti." 



Ah ZEZE...Seni bir tanısalar...
Kitap'tan
Zeze’nin babası işsizdir ve aile bu yüzden büyük bir fakirlik çeker. Taşınmak zorundadırlar ve bu Zeze’ye acı verir. Bu acısını azaltmak içinde Zeze’ben bir şeker portakalı fidanı seçmesi istenir. Zeze’ de bir tane seçer ve kendi ağacı olduğu için ona ilgi gösterir. Fakat bu şeker portakalı fidanının başka bir özelliği daha vardır. O da Zeze ile konuşmasıdır. İkili bu sayede çok iyi arkadaş olur ve Zeze tüm gün yaptıklarını şeker portakalı fidanına anlatmaya başlar. 

Yeni yıl yaklaştığında Zeze de her çocuk gibi hediye bekler. Fakat ailesi çok fakir olduğu için pek umudu yoktur. Buna rağmen pabuçlarını kapının önüne koyar ve odasında beklemeye başlar. Gelenek olarak babası kapının önüne hediye koyması gerekir ve Zeze merakına yenilerek hediye var mı diye kapıyı açar. Tahmin ettiği gibi hediye yoktur fakat karşısında babası ıslak gözler ile ona bakar. O an babasının acısını hisseder fakat artık çok geçtir. 

Yaptığı bu davranışı ile babasını çok üzmüştür ve bunu telafi etmek için babasına hediye almaya karar verir. Bunun içinde ayakkabı boyama kutusu alır ve yollara düşer. İşler pek iyi gitmez ama yine de bir şekilde hediye için gerekli parayı bulmayı başarır. Hediyeyi alıp babasına verdiğinde artık ondan mutlusu yoktur. Onun içinde hem bir şeytan hem de bir melek vardır."

Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adında kitabın devamı vardır.




En son okuduğum kitap. Bir kitap sizi hem güldürebiliyor hem hüzünlendiriyorsa gerçekten 
başarılıdır.

Nezaketin, ailenin, sadakatin ne kadar önemli olduğunu hatırlamamızı sağlayan bir kitap daha...

Kitap'tan...
August Pullman'in(10) zorluklarla dolu hayatını okuyoruz. Yüzünde büyük ölçüde bozuklukla doğan Auggie toplumdan garip bakışlar almaya, parmakla gösterilmeye hatta bazen hakaretlere uğramaya alışmıştır... alışmış numarası yapmaktadır. Bu yaşına kadar evde eğitim görmüştür ama 5. sınıfı artık okulda okuması gerekmektedir. 500 yabancı öğrenciyle beraber.

29 Temmuz 2016 Cuma

ÇOCUK ODASI TASARLIYORUZ (MONTESSORİ)


   Montessori ülkemizde her yıl daha da yaygınlaşan, özellikle annelerin merak ettiği ve oldukça yanlış anlaşılan bir eğitim modeli. Ülkemizde bu eğitim modelini sadece maddi durumu iyi olan aileler uygulayabilir ya da bu modeli uygulamak çok zor, malzemeleri çok pahalı...gibi gerçek olmayan yorumlar okuyorum. Halbuki Montessori eğitim modelini şöyle biraz okusak, geçmişte bir yerlerde karşılaştığımızı anımsayacağız.

Montessori eğitim modelinin amacı; çocuğun kendi kendine yetmesi,ihtiyaçlarını bir başına karşılayabilmesidir. Bu yüzden çocuk odanızdaki her şey sizin ulaşabileceğiniz şekilde değil, çocuğunuzun erişebileceği şekilde yerleştirilmelidir. Ayrıca son dönemlerde çocuk odaları akıl almaz şekilde gösterişli, Annelerdeki 'Ne kadar pahalı döşenirse o kadar iyi' düşüncesi de inkar edilemez. Oysa çocuklar; sade ve az eşyayla döşenmiş odalarda daha sakin ve uyumlu oluyorlar. Kalabalık eşyalar ve fazla oyuncaklar onları mutlu etmiyor.



“Çocuğa kendi başına kullanabileceği bir ortam vermeliyiz: Kendi küçük lavabosu, kendi açabileceği çekmeceler, kendi kullanabileceği gündelik eşyalar, kendi katlayıp-yayabileceği sevimli bir battaniyenin altında uyuyacağı küçük bir yatak… Ona, içinde yaşayabileceği ve oynayabileceği bir ortam vermeliyiz; sonra da onun kendi ellerini bütün gün kullanmasını gözlemeli, akşam kendi başına kıyafetlerini değiştirmesini ve kendi başına yatağına uzanmasını sabırla beklemeliyiz.“
Marria MONTESSORİ 


YATAK: Çocuğun yatağı tek başına çıkabileceği yükseklikte ve yaşına uygun olmalı, Bağımsız şekilde üstünü örtebilmeli, çok düzgün olmasa da korkusuzca yatağını toplayabilmeli. Yatak parmaklıklı olmamalı. Bu çocuğun özgürlüğünü, diğer eşyalara erişimini kısıtlayacaktır.


KİTAPLAR:


 Çocuk, kitaplarına elini uzattığı an rahatlıkla erişebilmelidir. Çocuk dokunmasın diye onların odalarının yukarısına neden raf yapılır anlamak gerçekten güç. Bırakın okuma bilmeseler bile dokunsunlar kitaplara. Çocuklar dokunabildikleri şeyleri daha çok severler.













ELBİSELER: Elbiseler de yine çocukların erişebileceği yerlerde olmalıdır. Küçük sepetlere ya da yere yakın küçük çekmecelere yerleştirirseniz çok daha uygun olacaktır.




OYUNCAKLAR: Oyuncaklar kategorize edilmeli, toplu bir şekilde sepette durmamalı. Örneğin plastik oyuncaklar bir sepete, ahşap oyuncaklar başka bir sepete gibi. Çocuklar bu sayede hem düzenli olmayı hem de kuralları yavaş yavaş öğrenmeye başlarlar.







Eminim ki, çocuğunuz sizin hazırlamış olduğunuz bu odada sizi defalarca misafir edecek, yatağına oturtup okumanız için ellerinize raftan aldığı kitaplarından verecektir. Şimdiden iyi okumalar :))

Ve anneler:


Maria Montessori diyor ki, “Çocukları izleyin, onlar ne yapmaları, neleri geliştirmeleri ve hangi alanda uğraşmaları gerektiğini size gösterecektir. Bir nesne ile uğraşan çocukların amacı kesinlikle “öğrenmek” değildir, onlar iç dünyalarından gelen ihtiyaçlar doğrultusunda o nesneye ilgi gösterir. Bu ihtiyaçların mutlaka farkına varılmalı ve geliştirilmeleri sağlanmalıdır. “





27 Temmuz 2016 Çarşamba

DORA Ve MACERALARI





Şimdi sizi DORA ile tanıştırmak istiyorum. Dora, ülkemize 2 yaşında geldi. Annesi ona tuvalet eğitimi verdi, dişlerini fırçalamayı, yüzünü yıkamayı, kısaca tüm özbakım becerilerini kendi başına nasıl yapılacağını öğretti.  Dora büyüdü,  arkadaşlar edindi, gezmelere gitti, maceralar yaşamaya başladı.

Öncelikle çizgi film olarak uyarlandı, o kadar talep gördü ki hemen çocuk kitapları çıktı ve arkasından flash oyunları oluşturuldu.


Çocuğuna belli temel becerileri öğretmek isteyen anneler için başucu kitabı, çocukların eğlenerek öğrenmesi ve görsel olarak çok renkli tasarlanmış olan kitapları harika. En yeni kitaplarına ses butonları da eklenmiş. Gerçekten yayıncılar her şeyi düşünmüşler.

Geçenlerde elime farklı bir kitabı daha geçti Dora'nın. Ve çok hoşuma gitti, kitaplarında hem kelimeleri yazmışlar hem de resmini koymuşlar. Yani çocukların birden fazla duyularına hitap etmişler,  içeriği de güzel; ayrıca çalışma  ekibi o kadar yaratıcı ki onları alkışlıyorum. Tüm yaş grubuna hitap etmek için çok çalıştıkları belli.   Değerli anneler, Dora'yla mutlaka tanışın çocuklarınızı da tanıştırın derim :) 

25 Temmuz 2016 Pazartesi

İletişim

mehtaptekdemir@gmail.com'dan
maillerinize aynı gün cevap veririm.

Çocuk Kitapları

Çocuğunuz hangi yaşta olursa olsun ona mutlaka okumanız gereken kitaplar var. Samed BAHRENGİ kitapları...














Çocuk ve Oyun






Çocuk için çok ciddi bir uğraş olan oyun, aynı zamanda bir eğlence ve öğrenme kaynağıdır. Dünyanın her yerinde, her çağda ve her kültürde çocuklar oyun oynarlar. 

Oyunun çocuğun fiziksel, zihinsel, dil, motor, sosyal-duygusal gelişim alanlarını destekleyici rolü vardır. Yetişkinler tarafından boşa geçen zaman olarak görülen oyun, çocuğun kendini, duygularını ifade edebildiği, yeteneklerini geliştirebildiği, yaratıcılığını kullandığı bir etkinliktir. Kısacası oyun çocuk için en etkin ve kalıcı öğrenme ortamıdır. 

ANNE BABALARA ÖNERİLER

 • Çocuğa oyun için uygun ortamın ve yeterli malzemenin sağlanması gerekir. Bunun için evin bir köşesi, bir odası, evin bahçesi, oyun parkları kullanılabilir. Arkadaşları ile oyun oynayabileceği ortamlar sağlayabilirsiniz. 
• Oyun oynayan çocuğun oyunu birden bire kesilmemeli, oyununu tamamlaması için önceden bilgi verilmelidir. 
• Oyuncakların hepsini bir kutuya doldurmak yerine, oyuncaklar özelliklerine göre gruplandırılmalıdır. Çocuğun aynı düzeni sağlaması istenmelidir. 
• Benzer oyuncaklardan çok fazla almak yerine, çocuğun farklı oyunlar kurabileceği çok amaçlı oyuncaklar tercih edilmelidir. 
• Oyuncak alırken çocuğun seçmesine izin verilmelidir. Her hangi bir nedenle çocuğun seçtiği oyuncak alınamıyorsa nedeni çocuğa açıklanmalıdır.
 • Oyuncak alırken farklı gelişim alanlarına hitap etmesine dikkat edilmelidir. 
• Oyuncakların mutlaka satın alınması gerekmez, çocuğunuz ile birlikte çeşitli oyuncaklar yapabilirsiniz.
 • Çocuğunuzun oynadığı oyuncaklara ilgisi azaldığı zaman bir süre ortadan kaldırıp daha sonra tekrar ortaya çıkarabilirsiniz.
 • Çocuğunuzla karşılıklı oturarak, sadece çocuğunuz ve oynadığınız oyunla ilgilenerek oyunlar oynayınız. 
• Çocuğunuzla oyun oynayarak ona yaklaşma ve duygularını tanıma imkanı bulabilirsiniz. Oyun çocukla iletişim kurmanın en etkili yoludur. Çocuğunuzla ileri yıllarda iyi bir iletişiminiz olsun istiyorsanız onunla oyun oynayarak özel zamanlar paylaşınız.  

Waldorf Eğitim Modeli


Waldorf: I.Dünya Savaşı sonrası Almanya’sında Rudolf Steiner tarafından , bir fabrikanın işçilerinin çocukları için kurulan bir eğitim sistemi. Ağırlıklı olarak, Waldrof eğitimi insan gelişimini 7'şer yıllık dönemlere ayırır. Sanat, müzik, bahçecilik, yabancı diller gibi konular başta olmak üzere tüm konular sanatsal ortamlarda öğretilir. Almanya’da hala bu eğitim sistemini tercih eden aileler bulunmaktadır. Ülkemizde'de bazı illerde waldorf okulları vardır. Waldorf okullarının 3 temel unsuru; sorumluluk bilinci, doğruluk ve hayal gücünü geliştirmektir. Bu sistemde not verme yoktur, bu yüzden öğrencilerde not kaygısı da olmaz. Bu sistemin temel amacı çocuğun hayal gücünü geliştirerek 'Yaparak yaşayarak öğrenmesini sağlamaktır.'  Bu okuldan mezun olan öğrencilerin çok başarılı olduğu bilinmektedir.