Sevgiyi, duyarlılığı, dürüstlüğü, samimiyeti Kızılderili mantığıyla işleyen harika eser.
Kitap'tan
"Bir gün ava giderken bir şahinin bıldırcını yakalamasına üzülen Küçük Ağaç’a büyükbaba gidişat üzerine bir ders verir: “Üzülme Küçük Ağaç! Gidişat böyle. Şahin yavaş (sağlıksız) olanı yakaladı. Böylece yavaş olan, gene yavaş olan çocuklar yetiştiremeyecek. Bıldırcın yumurtalarını en az bin fare yer. Hem hızlı hem de yavaş bıldırcın yumurtalarını... Yani şahin, gidişat sayesinde yaşar. Bıldırcına yardım eder.”
“Gidişat böyle. Yalnız gereksinim duyduklarını al. Geyik alıyorsan, en iyisini alma. En küçük ve en yavaş olanını seç, o zaman geyik daha güçlü olur ve her zaman sana et verir. Panter bunu bilir. Sen de bilmelisin!.. Yalnızca arı, kullanabileceğinden fazlasını depolar... Bu yüzden ayı tarafından soyulur. Rakun ve Çerokiler tarafından da... Paylarından fazlasını depolayan ve kendilerini besleyen insanlar için de bu böyledir. Ellerindekini kaptırırlar. Bu konuda savaşlar olur... Uzun konuşmalar yaparak paylarından fazlasını ellerinde tutmaya çalışırlar... Erkekler, sözler ve bıçaklar yüzünden ölürler, ama gidişatın kurallarını değiştiremezler.”
Sonra çukura kurdukları tuzaklarına yakalanan bir hindiyi büyükbaba eline alarak “Yaşlı hindi bazı insanlara benzer. Her şeyi bildiğinden, çevresinde ne olduğunu görmek için asla bakmaz. Başı bir şey öğrenemeyecek kadar yüksektir” der. Büyük baba gidişat üzerine verdiği dersin anlaşılıp anlaşılmadığını test etmek için de tuzağa yakalanan altı hindiyi ayakları bağlı halde yere uzatır. “Hepsi aynı yaşta... Yalnızca üç hindiye gereksinmemiz var, sen seç bakalım, Küçük Ağaç.” Şimdi “her şeyin en iyisine layığız ” ya da “küçüklere sen git annen baban gelsin” mantığıyla bu hindilerin hepsini ya da en iyilerini ve büyüklerini alıp gitmemiz gerekir. Fakat Küçük Ağaç doğadaki gidişatın sürüp gidebilmesi için en küçük üçünü seçti."

Ah ZEZE...Seni bir tanısalar...
Kitap'tan
Zeze’nin babası işsizdir ve aile bu yüzden büyük bir fakirlik çeker. Taşınmak zorundadırlar ve bu Zeze’ye acı verir. Bu acısını azaltmak içinde Zeze’ben bir şeker portakalı fidanı seçmesi istenir. Zeze’ de bir tane seçer ve kendi ağacı olduğu için ona ilgi gösterir. Fakat bu şeker portakalı fidanının başka bir özelliği daha vardır. O da Zeze ile konuşmasıdır. İkili bu sayede çok iyi arkadaş olur ve Zeze tüm gün yaptıklarını şeker portakalı fidanına anlatmaya başlar.
Yeni yıl yaklaştığında Zeze de her çocuk gibi hediye bekler. Fakat ailesi çok fakir olduğu için pek umudu yoktur. Buna rağmen pabuçlarını kapının önüne koyar ve odasında beklemeye başlar. Gelenek olarak babası kapının önüne hediye koyması gerekir ve Zeze merakına yenilerek hediye var mı diye kapıyı açar. Tahmin ettiği gibi hediye yoktur fakat karşısında babası ıslak gözler ile ona bakar. O an babasının acısını hisseder fakat artık çok geçtir.
Yaptığı bu davranışı ile babasını çok üzmüştür ve bunu telafi etmek için babasına hediye almaya karar verir. Bunun içinde ayakkabı boyama kutusu alır ve yollara düşer. İşler pek iyi gitmez ama yine de bir şekilde hediye için gerekli parayı bulmayı başarır. Hediyeyi alıp babasına verdiğinde artık ondan mutlusu yoktur. Onun içinde hem bir şeytan hem de bir melek vardır."
Güneşi Uyandıralım ve Delifişek adında kitabın devamı vardır.
En son okuduğum kitap. Bir kitap sizi hem güldürebiliyor hem hüzünlendiriyorsa gerçekten başarılıdır.
Nezaketin, ailenin, sadakatin ne kadar önemli olduğunu hatırlamamızı sağlayan bir kitap daha...
Kitap'tan...
August Pullman'in(10) zorluklarla dolu hayatını okuyoruz. Yüzünde büyük ölçüde bozuklukla doğan Auggie toplumdan garip bakışlar almaya, parmakla gösterilmeye hatta bazen hakaretlere uğramaya alışmıştır... alışmış numarası yapmaktadır. Bu yaşına kadar evde eğitim görmüştür ama 5. sınıfı artık okulda okuması gerekmektedir. 500 yabancı öğrenciyle beraber.

Başucu kitabım...
Kitap Momo adında,
“kaç yaşındasın?” sorusuna “ben hep vardım” diye cevap veren,
pek konuşmayan ama çok iyi dinleyen, diğer insanlardan farklı bir kızın öyküsü üzerinden modern zaman insanı üzerine bir çok şey anlatıyor, hem de müthiş bir hayalgücü ile..
Yazar kitabın başında, Momo ya da zaman hırsızlarının ve çalınmış zamanı insanlara geri getiren çocuğun tuhaf öyküsü...
Ve tabiki HEIDI, dağların kızı...Lütfen kitabını okuyamasanız bile çizgi filmini çocuğunuzla birlikte izleyin. Sadece 52 bölümden oluşuyor. Hem siz kendi çocukluğunuza dönmüş olursunuz hem de çocuğunuzla güzel vakit geçirirsiniz...
SAĞLICAKLA...


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder